HUDUT TAŞLARI (Fantastik Film Senaryosu)
https://youtube.com/shorts/rC-tps7Oo8U?si=fEe1uxTDGMO-CsKU
Hudut Taşları
Dünya şiiri rock düzenlemesinde
Abdurrahim Karakoç (1932-2012) "Hudut Taşları". Video bir sinir ağı tarafından oluşturuldu. İkinci seçenek.
Videoyu beğendiyseniz lütfen yazarı destekleyin. Çünkü her şey sizin bağışlarınıza bağlı.
Sberbank 4276160994805480
HUDUT TAŞLARI
(Fantastik Film Senaryosu)
Tür
Fantezi, Macera, Romantizm, Tarihsel-Felsefi
Mekân ve Zaman
- **Ana Zaman:** Belirsiz bir tarih — ne tam geçmiş,
ne tam gelecek. “Sonsuz Akşam” denilen bir evren.
- **Mekân:** Mitolojik bir coğrafya — Anadolu’nun
efsaneleriyle Mezopotamya’nın destanları, Orta Asya’nın masallarıyla birleşmiş.
Dağlar, dikenli yollar, taşlı hudutlar, sisli ormanlar, yıldızlı göller,
görünmeyen şehirler.
Ana Tema
Hudut taşları, yalnızca ülkeler arasındaki sınırları
değil, insanların kalplerini, hayallerini ve kaderlerini ayıran görünmez
çizgilerdir. Bu film, bir kahramanın hem kendisiyle hem de dünya ile
hesaplaşmasının, ayrılıklar içinden “birlik” arayışının hikâyesidir.
Karakterler
- **Kağan (Başkahraman):**
Çelişkilerle
dolu, güçlü ama kırılgan, hem idealist hem de şüpheci. Yüreğinde büyük bir aşk
taşıyor, fakat kendi içindeki hudut taşlarını aşmakta zorlanıyor.
- Görünüş:
Uzun saçlı, eski Türk destanlarının savaşçılarını andırıyor. Fakat gözlerinde
modern bir insanın yorgunluğu.
- Karakter:
Cesur ama bazen korkak, inançlı ama çoğu zaman şüpheyle boğuşan, sert ama
içinde kırılgan bir çocuk taşıyan.
- **Leyna (Sevgili / Yol Arkadaşı):**
Başlangıçta
bir düş, sonra ete kemiğe bürünen bir kadın. Kağan’ın kalbindeki “sen”. Bazen
rehber, bazen sınav.
- Görünüş:
Sislerden örülmüş bir elbise, zaman zaman ışık, zaman zaman gölge.
- Karakter:
Hem kurtarıcı, hem de sınayıcı. Kağan’ın “beni senden” diye ayırmaya çalıştığı
yanını temsil ediyor.
- **Hudut Taşlarının Bekçileri:**
Efsanevi
varlıklar. Ne tam insan, ne tam taş. Gözlerinde yüzyılların bilgeliği,
dillerinde anlaşılmaz dualar. Her biri bir “ayrılık” temasını temsil ediyor:
zaman, kader, aşk, ölüm.
- **Gölgeler (Dost Kılığına Girmiş Düşmanlar):**
İnsan gibi
görünürler ama Kağan’ın içindeki şüphelerden doğarlar.
Hikâye Akışı
I. Bölüm – *Bulanık Hava*
Sisli bir ovada Kağan yürür. Gökyüzü ağır, toprak
suskun, su bulanık. Bir ses yankılanır, Karakoç’un dizeleri:
*“Bu bulanık hava, bu toprak bu su
Beni benden beni senden ayırır.”*
Kağan rüyadan uyanır ama rüya gerçek gibidir. Elinde
eski bir harita vardır. Harita, hudut taşlarının yerini gösterir. Fakat taşlar
bir sınır çizmek yerine, kalpleri ve ruhları bölen hatlardır.
**Kağan:** “Eğer bu taşları aşmazsam, kendime
kavuşamayacağım. Ama eğer aşarsam… seni kaybederim.”
(Sislerin içinden Leyna’nın hayali belirir.)
II. Bölüm – *Doğmayan Güneşin Aydınlığında*
Kağan hudut taşlarını bulmak için yolculuğa çıkar. Her
hudut taşı, bir sınavdır. İlk sınavı “Gölgeler”dir. Dost gibi yaklaşırlar,
fakat Kağan’ı kendi içine zincirlemek isterler.
**Gölgeler:**
“Biz senin şüpheniz… Bizi bırakmadan yürüyemezsin. Biz
olmadan sen, sen olmazsın.”
Kağan kılıcını çeker, ama fark eder: onları yenmek,
aslında kendi içindeki korkularını yenmektir.
III. Bölüm – *Dikenli ve Taşlı Yollar*
Kağan zamanın dışına çıkar. Yıllar bir an gibi geçer,
anlar bir ömür gibi uzar. Her yol dikenlidir. Kolları kanar, fakat
vazgeçmez.
Bir hudut taşının önünde Leyna belirir. Artık sadece
hayal değil, somut bir insan gibi.
**Kağan:**
“Sen varsın ama ulaşılmazsın. Beni senden ayıran bu
taşları kim dikti?”
**Leyna:**
“Belki sen. Belki de zaman. Belki de aşkın
kendisi…”
IV. Bölüm – *Sevgi Bulutunun Altında*
Bir göl kıyısında son hudut taşı yükselir. Gölün
üstünde bir bulut vardır. Bulutun içinden rahmet damlası düşmeden önce, tas
ayrılıkla dolmaktadır.
Bekçiler ortaya çıkar. Onların sesi gökten gelir:
“Her taş, ayrılığın anlamıdır. Ama son taş… kim
olduğunu gösterecek.”
Kağan taşın üzerine elini koyar. Taş parlar, bir anda
ikiye ayrılır: Kağan’ın bir yüzünde savaşçı, diğer yüzünde çocuksu, kırılgan
bir adam belirir.
**Leyna:**
“Sen aşka hiç dedin, ben hayata. Belki de hata
sendedir. Belki de bendedir. Belki de taşların kendisindedir.”
V. Bölüm – *Dalgalı Deniz, Yanlış Rota*
Kağan son taşın ardından bir deniz görür. Deniz
dalgalıdır. Rotası belirsizdir. Leyna elini uzatır:
“Gel, ya birlikte kayboluruz, ya da birlikte
kurtuluruz.”
Kağan tereddüt eder. Deniz bir anlık parıltıyla ikiye
ayrılır: bir taraf sonsuz ışık, diğer taraf sonsuz karanlık.
Kağan Leyna’nın elini tutar. Beraber denize adım
atarlar.
Final – *Beklenmedik Son*
Denizin içinde yolculuk ederlerken, Kağan fark eder:
Leyna aslında kendi ruhunun öteki yarısıdır. O “beni senden” ayıran taşları
aşmaya çalışırken, aslında kendi içindeki bütünlüğü aramaktadır.
Ama tam kavuşacakken, Leyna kaybolur. Geriye yalnızca
dizeler kalır:
*“Beni benden beni senden ayırır…”*
Son sahnede Kağan, karanlık ve ışık arasında tek
başına yürür. Gözyaşlarıyla gülümser. Artık bilir: hudut taşlarını aşmak,
birini kazanmak değil, kendini bulmaktır.
Ekran kararır.
Tematik Çözümleme
- **Hudut Taşları** → Ayrılıklar, sınırlar, içsel
çatışmalar.
- **Kağan** → Çelişkili insan ruhu.
- **Leyna** → Aşk, hayal, ilham, içsel bütünlüğün
diğer yarısı.
- **Gölgeler ve Bekçiler** → Şüphe, kader, zaman,
ölüm.
- **Deniz** → Son sınav: hayatın kendisi.
Film, hem destansı bir macera hem de felsefi bir
yolculuk olarak izleyicide derin iz bırakacak.
--------
YouTube'daki müzik kanalıma abone olun,
videoyu beğenin ve paylaşın
Arkadaşlarınıza ve sevdiklerinize iyi bir ruh hali verin

Комментарии
Отправить комментарий