Unutulmuş Aşkın Sessizliği: Şemsi Belli’nin “Bilmece” Şiiri Üzerine Bir Düşünce Denemesi
https://youtube.com/shorts/pinXh2W2lbw?si=_jJO13oiIqlKThFk
Unutulmuş Aşkın Sessizliği: Şemsi Belli’nin “Bilmece” Şiiri Üzerine Bir Düşünce Denemesi
Bilmece. Dünya şiiri rock düzenlemesinde
Şemsi Belli (1925-1995) "Bilmece". Video bir sinir ağı tarafından oluşturuldu.
Videoyu beğendiyseniz lütfen yazarı destekleyin. Çünkü her şey sizin bağışlarınıza bağlı.
Sberbank 4276160994805480
-------- İnsanın kalbinde bazı duygular vardır ki ne adı konur ne de zamanı gelir paylaşmanın. Onlar, bir şarkının ezgisinde, bir defterin arasında, bir şiirin dizesinde yaşar. Şemsi Belli’nin “Bilmece” adlı şiiri de tam olarak böyle bir duygunun içsel yankısıdır: Adını kimsenin bilmediği, varlığı sadece şairin dünyasında hayat bulan bir sevda. Şiir, bir bilmecenin içinde saklı kalmış bir hakikati barındırır. “Bir güzel kız çocuğu var uzakta / Siyah gözlerinde nem” dizeleriyle başlayan bu şiir, uzakta olanın yalnızca fiziksel bir mesafeye değil, zamanın ve geçmişin ardına da işaret ettiğini hissettirir. Bu “kız çocuğu”, masumiyetin, geçmişin ve kaybolmuş imkânların sembolüdür. Adı şiirlerde geçer ama kimseye söylenmez. Çünkü bazı sevdalar yalnızca hatırlanmak içindir, yaşanmak değil. Şair, geçmişi düşündüğünde içini saran bir ürpertiyle, “Ben çok kadın tanıdım ama / Onu fazla sevmiştim” der. Bu sözler, yüzeyde basit bir itiraf gibi görünse de, aslında aşkın doğasına dair felsefi bir sorgulamayı içinde taşır. Sevgi, karşılaştırılamaz bir histir; çünkü her aşk, yaşandığı anda eşsizdir. Fakat bazıları vardır ki insanın kalbinde derin izler bırakır; onların yerine ne biri konabilir ne de unutulabilir. Zaman geçer. O kız çocuğu artık bir kadındır. “Günleri hem aşksız, hem tasasız” geçer. Burada şair, aşkı bir eksiklik olarak tanımlar. Tasasız olmak huzur gibi görünse de, aşksız olmak bir ruh yoksulluğudur belki de. Kadının artık bir hayatı vardır: Kocası, evi, çocukları. Oysa şairin dünyasında o hâlâ "bir güzel kız çocuğudur" — zamanın değiştiremediği bir hayal, yıpratamadığı bir sevgi. “Kim olduğunu sormayın… Söyler miyim hiç” dizeleri, hem şiirin başlığı olan "Bilmece" ile örtüşür hem de aşkın mahremiyetine, gizemine dikkat çeker. Gerçek sevgi, çoğu zaman sessizdir; adı anılmaz, yüzü gösterilmez. Sadece yaşayan bilir, bazen sevilen bile bilmez. “Defterlerim, şiirlerim bilir onu sevdiğimi / Kendisi bile bilmez” dizeleri, bu derin suskunluğun edebi bir ispatıdır. Belli'nin şiiri sadece bir aşk hikâyesi değildir. Aynı zamanda zaman, hafıza, kimlik ve duyguların metafizik doğası üzerine bir tefekkürdür. Yaşanmamışlıkla kutsanmış bir aşkın, hem trajik hem yüce bir güzelliği vardır. Bu yüzden "Bilmece", okuyucunun sadece duygularına değil, ruhunun derinliklerine de hitap eder. Belki de bazı bilmeceler çözülmemelidir. Çünkü çözüldüğünde, büyüsü bozulur. Tıpkı bu şiirdeki gibi; adını söylemek, onu artık sadece bir “kişi”ye indirger. Oysa bilinmeyen hâliyle, o “kız çocuğu”, bütün kayıp aşklarımızın simgesidir. Ve bu yüzden hepimiz için tanıdık, ama kimseye ait değildir. -------- YouTube'daki müzik kanalıma abone olun, videoyu beğenin ve paylaşın. Arkadaşlarınıza ve sevdiklerinize iyi bir ruh hali verin.

Комментарии
Отправить комментарий