Abdurrahim Karakoç (1932-2012) "Çarpık Çağ". Video bir sinir ağı tarafından oluşturuldu. İkinci seçenek. Videoyu beğendiyseniz lütfen yazarı destekleyin. Çünkü her şey sizin bağışlarınıza bağlı. Sberbank 4276160994805480
--------
Bir Vicdan Aynası Olarak "Çarpık Çağ"Zaman akar, çağlar geçer; fakat her çağ, ardında bir iz, bir yara ve bazen de bir sitem bırakır. Abdurrahim Karakoç’un “**Çarpık Çağ**” şiiri, işte bu izlerin ve yaraların şair duyarlılığıyla kayda geçirildiği bir çığlıktır. Bu şiir, yalnızca bireysel bir serzeniş değil, bütün bir toplumun içine sürüklendiği *ahlaki ve kültürel çöküşün* belgesidir.
Daha ilk dörtlükte şair, çağın ruhunu teşhis eder:
“Biz aklın durduğu çağda yaşadık”
Bu tek dize, düşüncenin tutsak edildiği, aklın değil çıkarın kutsandığı bir dönemi resmeder. Akıl durduğunda zulüm konuşur, vicdan sustuğunda iftira çoğalır. Karakoç’un yaşadığı çağ, *anlamın boğulduğu**, **değerlerin çarpıtıldığı* bir çağdır.
“**Ben dinsizim diyen beyinsizlerin / Din dersi verdiği çağda yaşadık**” dizesi, şiirin merkezinde yer alan büyük çelişkiyi gözler önüne serer: inançsızlık bilgiye, ikiyüzlülük otoriteye, cehalet ise rehberliğe dönüşmüştür. Bu, yalnızca bireyleri değil; toplumun temel yapısını da içten içe kemiren bir çarpıklıktır.
Karakoç’un şiiri, bir *kültürel eleştiri* metni gibidir. Kadının metalaştırıldığı, erkeğin kibirle yürüdüğü bir düzenin ortasında *insanî olanı* savunur. Modernitenin getirdiği yozlaşmaya karşı, geleneksel değerleri bir sığınak gibi korumaya çalışır. Bu yönüyle şiir, **felsefi bir direnişin ürünü**dür. Şair, Batı'nın taklidine dönüşen bir kalkınma anlayışını eleştirirken, özgünlüğün ve inancın yitip gidişine de ağıt yakar.
Şiirin ilerleyen bölümlerinde, adaletin, liyakatin ve ahlakın yok oluşuna tanık oluruz.
“Müdür ekmeğini çaldı çobanın”
Bu dize sadece bir haksızlık değil, *değer hiyerarşisinin tamamen ters yüz olduğunu* anlatır. Çoban artık köşeye itilmiş, yönetici emanetin hakkını çiğnemiştir.
Şairin zaman zaman dilinde öfke belirir. Fakat bu öfke yıkıcı değil, **uyanışa çağıran bir öfkedir**. Karakoç, bir hakikati haykırır: inanç, sadece şekil değil; özdür. İmam da, cemaat de yozlaştığında; din, içi boş bir kabuktan ibaret kalır.
“Mürşidin müridin günde beş defa / Günaha girdiği çağda yaşadık”
Şiir, sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda bir *özlem* taşır. Vatanseverlerin vatandan uzaklaştırıldığı, değerlerin hor görüldüğü bir çağda, şair geçmişin temiz iklimine dönmeyi arzular. Ama bu arzu, pasif bir nostalji değil; **yeni bir dirilişin çağrısıdır**.
“**Başörtüsü yasak, Türk olmak günah**” dizesi, çağın en karanlık yüzünü gösterir: kendi kimliğini yaşamanın suç sayıldığı bir düzende insan, ya susar ya da sürülür. Şair burada *kimlik ve inanç haklarının gaspına* karşı çıkar. Ve bu karşı çıkış, sadece siyasal değil, derin bir **insanlık savunusudur**.
Şiirin son dizesi, tüm yapının özeti gibidir:
“Her zaman her yerde Müslümanların / Müslüman kırdığı çağda yaşadık.”
Bu dize, artık *dışarıdaki düşmandan değil, içerdeki çürümüşlükten* korkulması gerektiğini vurgular. Düşmanı uzakta değil, kalpte ve düşüncede aramamız gerektiğini gösterir. Çünkü en büyük düşman, inandığını unutan insandır.
*Sonuç: Çarpık Olan Zaman mı, Biz mi?*
“Çarpık Çağ”, bir yüzyılın **vicdan muhasebesi**dir. Abdurrahim Karakoç bu şiirle, sadece çağını değil, çağın insanını da yargılar. Bu şiir, bir isyan olduğu kadar, bir arayıştır: **gerçek, doğru, hak ve adaletin arayışı**.
Dönüp baktığımızda, bu çağın çarpıklığından kurtulmanın yolu belki de şairin yaptığı gibi, *doğruyu inatla ve korkusuzca söylemekten* geçer. Çünkü her çağın kurtuluşu, onu çarpıtanlara değil, ona karşı çıkanlara borçludur.
--------
YouTube'daki müzik kanalıma abone olun, videoyu beğenin ve paylaşın. Arkadaşlarınıza ve sevdiklerinize iyi bir ruh hali verin.
https://youtube.com/shorts/ilC39H2h_z0?feature=share Denizlerde Dünya şiiri rock düzenlemesinde Şinasi Özdenoğlu (1921-2019) "Denizlerde". Video bir sinir ağı tarafından oluşturuldu. Videoyu beğendiyseniz lütfen yazarı destekleyin. Çünkü her şey sizin bağışlarınıza bağlı. Sberbank 4276160994805480 Kripto para cüzdanı bc1q89mkw2fndrv9agnul8csd9nkmvfn6hu69csl9r 0x8F58364675b32aF0d2ee527317480805C4d32b7D Edebi Dergi İçin Detaylı Bir İnceleme ----- Şinasi Özdenoğlu'nun "Denizlerde" Şiiri Üzerine Bir Deneme --------------- Varoluşun Hışmı, Yalnızlığın Dev Aynası ----- Şinasi Özdenoğlu'nun "Denizlerde" Şinasi Özdenoğlu'nun "Denizlerde" şiiri, okuyucusunu uçsuz bucaksız suların dingin görünen ancak derinlerinde fırtınalar koparan enginliğine davet eden, bireysel yalnızlığın ve varoluşsal çaresizliğin destansı bir anlatısıdır. Modern Türk şiirinin karanlık ve içsel sorgulamalarla yüklü damarından beslenen bu eser, sadece bir deniz met...
https://youtube.com/shorts/HEThE0z8v8g?si=Cc_L_dsDzLEs0Q95 Ansızın Gel Dünya şiiri rock düzenlemesinde Şinasi Özdenoğlu (1921-2019) "Ansızın Gel". Video bir sinir ağı tarafından oluşturuldu. İkinci seçenek. Videoyu beğendiyseniz lütfen yazarı destekleyin. Çünkü her şey sizin bağışlarınıza bağlı. Sberbank 4276160994805480 Kripto para cüzdanı bc1q89mkw2fndrv9agnul8csd9nkmvfn6hu69csl9r 0x8F58364675b32aF0d2ee527317480805C4d32b7D Başlık: Ansızın Gel Logline: Masalların yaşadığı bir ülkede, unutulmuş bir hikâye kayıtçısı, “eşik” denilen bir ara-mekânın kapısında kaybettiği sevgiliye yalnızca bir dakikalık buluşmayı yalvararak diler; gece ilerledikçe, aşkın kokusu ile hafızanın külleri iç içe geçer, gerçeklik dikişlerinden sökülür ve kapıyı çalanın kim olduğu sonda beklenmedik biçimde tersyüz olur. Temalar: - Aşkın mutlak sığınağı: Aşk, toplumsal yargıların ötesinde bir yurt. - Yalnızlığın derinliği: Suskunluğun taşlaşmış su gibi ağırlığı. - Zaman ve eşik: Mer...
https://youtu.be/Msupr_PqGPs?si=T50I0ISapAVepLwU Gönlüm Dünya şiiri rock düzenlemesinde Şinasi Özdenoğlu (1921-2019) "Gönlüm". Video bir sinir ağı tarafından oluşturuldu. Videoyu beğendiyseniz lütfen yazarı destekleyin. Çünkü her şey sizin bağışlarınıza bağlı. Sberbank 4276160994805480 Kripto para cüzdanı bc1q89mkw2fndrv9agnul8csd9nkmvfn6hu69csl9r 0x8F58364675b32aF0d2ee527317480805C4d32b7D Edebi Dergi İç in Detayl ı, Felsefi ve Tarihsel Bir Ş inasi Ö zdeno ğ lu Ş iiri İ ncelemesi ----- " G ö nl ü m " --------------- Şinasi Özdenoğlu'nun "Gönlüm" Şiiri Üzerine Bir Deneme ----- Kayıp Masumiyetin Senfonisi ve Zamanın Gölgesindeki Aşkın Metafizik Sorgusu Şinasi Özdenoğlu'nun "Gönlüm" şiiri, insan ruhunun derinliklerindeki melankoliyi, aşkın kırılganlığını ve zamanın yıkıcı akışı karşısındaki varoluşsal çırpınışı, çarpıcı doğa imgeleriyle ve kadim Doğu şiir geleneğinden süzülüp gelen metaforlarla işleyen, lirik ve felsefi bir...
Комментарии
Отправить комментарий